2 Ocak 2012

Korsan Aşk

        


             Ona ilk görüşte aşık olmuştu kız. Özellikle de içtenliğine ve gülümsemesine aşık olmuştu, ama erkek bunun farkında değildi.. Oysa tam tersi, erkek; çapkın, kendini beğenmiş, etrafında sayısızca kızın dolaştığı, gece kulüplerinde takılan, hayatını laylaylomla geçiren biriydi.. Kız çok üzülecekti ama bunu bilmiyordu..hoş, bilse de kalbine söz geçiremezdi ki... Onu yakından görmediği, dokunmadığı halde seviyordu. Gerçek sevgi bu olmalıydı ama gerçeklerin acı olduğu unutulmuş olsa gerek, aradan 4 yıl geçmesine rağmen kız halen vazgeçemedi.  Bu zaman zarfında önüne gelen kısmetleri ve fırsatları tepti, hayatını ona adamıştı adeta... ama gelin görün ki erkeğin bundan haberi bile yoktu -ki, selamlarına karşılık dahi vermiyordu. Kısacası; kızı hiç umursamıyordu...

Kız yavaş yavaş bu durumun farkına varmış ve onu unutmaya çalışmışsa da bir türlü başaramadı.. Her fırsatta kendisine kızıyor; "ergen çocuklar gibi aşık oluyorsun hem de mantıksızca,hani senin mantığına noldu? sök,at duygularını!" diye kalbine derin haykırışlarda bulunuyordu... Onu kaybetme korkusuyla sevgisini söylemiyordu da.. Kız birgün ateşler içinde doktora gittiğinde hasta olduğunu öğrendi, tıpkı eski Türk filmlerindeki gibi aşkından verem olmuştu.. Doktor birkaç ilaç yazıp geri gönderdi kızı.. ve sonra bir aya kalmadan kız öldü ve arkasında ona yazdığı sevgi sözcükleri, şiirleri ve aşkını haykırdığı o duygusal, ağlatan yazıları kaldı geriye. Erkek bunu bir şekilde öğrendi ve "ben nasıl farkedemedim, neden umursamadım, selamına bile cevap vermedim.." diyerek kısa süreliğine vijdan azabı duymuş olsa da, hayatına yine kaldığı yerden devam etti..

Yine hep yaptığı gibi, hayatında hiç olmamış gibi biranda unutuverdi.. ve yine aşk kaybetti ve duygusuzluk kazandı... Nedense hep sevenler üzülür, sevilene birşey olmaz..Hatta öyle bir haldir ki, sevileni şımartır, seveni ise yerin dibine sokar. Oysa sevilen sadece sevenin gözünde güzel değil midir?.. Herkes seven insan gibi göremez ve herkes de bilmez bunu... Sadece gerçekten sevenler hariç..

          Konuya kısa bir hikayeyle başlamak istedim..Günümüzde ise, aşkın ömrü bir sakız misali, sıkılınca bırakılıveriyor ve ister taksit, ister peşin, ister kiralık her türlü çeşidi, kopyası da mevcut... Bu durumda aşka korsan diyebiliriz, evet korsan aşk! Durum böyle olunca insanlar kime güveneceğini bilemiyor.. Ne çabuk ayrılıyorlar, ne çabuk unutuyorlar anlayamıyorsunuz, insanların doyumsuzluğundan mıdır artık bilemiyorum..

Birgün otobüste gidiyorum, çok kalabalık o gün ama önümdeki kız cama yaslanmış elinde telefonla msj yazıp duruyor hızlı hızlı.. Boyu benden kısa olduğu için telefonun ekranı gazete manşeti gibi kocaman olunca da, haliyle göze çarpıyor tabii..  ama yine de mesajın içeriğine özellikle bakmadım, (sonuçta kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyi başkasına yapmamalıyız) sadece ilk başındaki aşkım, canım kelimelerini ve mesajı gönderdiği kişinin adını gördüm..

Kız 1.sevgilisinin adını Ali diye kaydetmiş, ona mesaj yazıp gönderdi, sonra Yavuz diye birine, sonra iki kişi daha vardı isimleri aklımda değil şuan.. bu kişilerde hep "aşkım, sevgilim" diye hitap ediyordu ki, isimler karışmasın.. Ayyy,  şahsen hiç sevmem "aşkım, bitanem" gibi klişeleşmiş hitapları.. Orjinal olmak en güzeli..

Kızın tipi de öyle birine hiç benzemiyordu, kapalı, edepli birine benziyordu ama yaptığına malesef tanık olunca artık insanları dış görünüşleriyle yargılamamayı o zaman öğrendim.. ve orada kız olduğum için sanki ben yapmışımcasına utandım diyebilirim, yazık erkeklere diye düşünmeden edemedim, bilmiyorlar ki aldatan aldanır!... Allah herkesi böyle kötü niyetli, kişiliksiz insancıklardan korusun ve onlara fırsat vermesin ne diyeyim... Artık günümüzde aşk çok zor bir umutsuz vak'a...:( diye düşünseniz de, kendi kalbinizdeki aşka inanırsınız ve karışınızdakilerin aşkına da inanmayı istersiniz, ama onlar genelde sizi hayal kırıklığına uğratır ve buyüzden ne yazık ki, sadece kendi kalbinizdeki aşkınıza inanırsınız...

ve nihayetinde kimseye kolay güvenememizin sebeplerinden biri de budur. Lâkin, aşkın kapıdan girdiği an, aklın bacadan çıkıp gittiği durumların dışında... Korsan aşkların değil, gerçek aşkların kapınızı çalması dileklerimle... (:

1 Ocak 2012

Uydurmasyon...



             Yine ne zamandır boşladım bloğumu ama dilerim yeni yılda; hem kendi bloğuma, hem de blogdaşlarıma daha çok vakit ayırabilirim umarım..! Gelelim yeni yıla; yılbaşını kutlamadım, hiç kutlamıyorum da.. Bir yıl daha yaşlandığımız için bu duruma sevinmemiz ve kutlamalar yapmamız bana tuhaf geliyor.. Doğum günlerini de sevmem mesela; "aaa iyi ki doğdun X!" demek, "iyi ki doğdun da, bir yaş daha yaşlandın, hadi bakalım kolay gelsin, nice buruşmalara!" demekle eş değermiş gibi geliyor bana sanki.. Öyle çok üzülüyorum ki, keşke hep 2011'de saysaydık, ya da dursa zaman hiç akmasa! imkansız tabii, ne yapalım insanoğluna bahşedilen bu ömür de bir şekilde akıp gidiyor işte..:)

Peki; 2012 madem kafana göre geldin, senden isteklerim var! Vatanımıza, milletimize ve tüm dünya insanlığına; sağlık, huzur, sevgi, barış, merhamet, hoşgörü, sadakat, saygı, mutluluk, bereket ve dürüstlük getir tamam mı?! hadi bakalım, göreceğiz inşAllah! Herşey gönlünüzce olsun, yeni yılın istediğiniz tüm güzellikleri ve hayırlı dilekleri getirmesi temenni ve dualarımla...dedikten sonra..

           Gelelim bugüne; Dışarısı inanılmaz derecede soğuk, artık kış kendini belli etti. Kapalı havanın verdiği kasvetle birlikte dışardaki evsiz insanları düşündükçe insanın morali daha da bozuluyor... haftaiçi iş çıkışında kariyer destek eğitimi aldığım için, ev-iş-kurs üçgeninde çok yoruluyorum (ama tabii kariyer yapmak ve kendimizi geliştirmek de ayrı güzel, ve tabiki yine sevgili patronlarımın sayesinde:)bir türlü belirtmeden geçemiyorum:))  neyse, bu yüzden bugün bütün günümü odamda dinlenerek ve mutfakta kurabiye yaparak geçirdim.

Evdeki dekoratif eşyalar olsun,dekorasyon ve mutfakta olsun, uydurmasyon etkinlikler yapmayı seviyorum.Uydurma yemekler ve tatlılar yapmaya bayılıyorum ama damak tadından fazla uzaklaşmamaya da gayret ederim, çünkü o zaman yenmiyorlar ve yazık oluyor :) Bugün yaptığım kurabiyeler ise; ilk fotodaki (3güzel) reçelli, pekmezli, kuşburnulu kurabiye.Çeşit olsun diye üç ayrı tadı da kullandım ve iç malzemelerini de kafama göre karıştırdım, 2.Fotodaki elmalı kurabiyeyi ise hepimiz biliyoruz ve yine onun da bazı iç malzemelerini değiştirdim.. Ama  biraz daha simetrik yapmam lazım çünkü kurabiyelerin şekli biraz yamuk olmuş sanırım..:)

2 Kasım 2011

Tipografik Tuba

       

          Taa lisedeyken aynı okulu paylaştığımız okul arkadaşım Şehriban ile facebook sayesinde yeniden yollarımız kesişmişti. Onu gördüğüme öyle sevinmiştim ki, o yıllara geri dönmüş kadar oldum nerdeyse. Kendisi tam bir şair, çok duygusal tanıdığım kadarıyla.. ve duygusal olduğu kadar da şairane bir kişiliği var. Güzel, özlü sözler mi dersiniz, tipografik yazılar mı dersiniz pek bir yetenekli maşAllah... Taaa o güzelim lise yıllarında adımı o sanat kokan tipograik yazıyla yazıp bana hatıra olarak hediye etmişti, çok güzeldi gerçekten.. Hem hatıra olduğu için sadık kalmalıydım hediyeye, bu yüzden hiç atmadım. Hem de güzel olduğu için atmaya kıyamadım, bu zamana kadar sakladım ama dosyalarımın en ücra yerlerine saklamışım demek ki bulamadım. Ayrıntılı bir arama yapmam gerek, mutlaka bulurum çünkü atmadığıma eminim.

        Neyse, geçen gün aramızda geçen sohbette; adımı tekrar yazacağını ve beni facebookta etiketleyeceğini söyledi... Dediğini yapmış ve dün beni etiketledi, görür görmez bayıldım! Adımı bir kez daha sevdim nerdeyse! :P (: İşin esprisi bir yana, gerçekten çok güzel duruyordu harfler.. Resmen aşık oldum yazıya..(:  Şehriban, canım benim! Kendisine buradan tekrar tekrar teşekkür ediyorum, ellerine ve yüreğine sağlık. Dilerim bir gün seni ünlü bir sanatçı olarak görürüz...!

29 Ekim 2011

Doğum Günün Kutlu Olsun Türkiyem!


29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu ve Mutlu Olsun!



Ey Türk Gençliği;

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür
edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!




                                                                              Mustafa Kemal Atatürk                                                                               20 Ekim 1927

25 Ekim 2011

Van için Tek Yürek Olduk!

Van Depremi'ne duyarlılık gösteren ve zor durumda olan depremzedelere yardım elini uzatmak isteyen vatandaşlarımız için bir liste hazırladık. Aşağıdaki kanallardan dilediğinizi seçerek yardımlarınızı en kolay şekilde Van'a ulaştırabilirsiniz:

1. KIZILAY
2868'e tüm operatörlerden boş bir SMS göndererek Kızılay'a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Ayrıca havale yoluyla destek olmak isteyenler, tüm bankalardaki "Türk Kızılayı" hesaplarından bağış yapabilir. Ayni bağışlar Türk Kızılayı lojistik merkezleri ve şubeleri tarafından kabul edilecektir. Tüm Kızılay şubelerinin iletişim numaralarını buradan öğrenebilirsiniz.


2. AKUT
Tüm GSM operatörlerinden 2930'a göndereceğiniz AKUT yazan bir SMS ile AKUT'a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Kredi kartını kullanarak internet üzerinden bağış yapmak isteyen vatandaşlarımız CardFinans ya da diğer banka kartlarını kullanarak bağışta bulunabilirler.

Havale/EFT için Banka Hesap Numaraları;
T. İş Bankası - Gayrettepe Şubesi - TR14 0006 4000 0011 0800 6666 63
Finansbank - Gayrettepe Şubesi - TR92 0011 1000 0000 0001 9576 70
Garanti Bankası - Ortaklar Cad. Şubesi - TR26 0006 2000 3570 0000 0029 30

3. BAŞBAKANLIK YARDIM KAMPANYASI
Başbakanlık tarafından Van’da yaşanan deprem nedeniyle başlatılan yardım kampanyası çerçevesinde saptanan banka hesap numaralarına buradan ulaşabilirsiniz.


4. KARGO FİRMALARI
Yurtiçi Kargo, PTT Kargo, MNG Kargo ve Aras Kargo yardım gönderilerini ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktadır.

5. HÜRRİYET EVLERİ
Deprem sonrası yaralarını sarmaya çalışan ve kış öncesinde evsiz kalan Van için Hürriyet Gazetesi de büyük bir seferberlik başlattı. Hürriyet, Van’da kış koşullarına dayanıklı, mutfak, banyo ve tuvaleti olan "Hürriyet Evleri" kuracak. Kızılay işbirliğinde başlatılan kampanya ile her biri 6 bin liraya kurulacak evler, evsiz kalan vatandaşlara sıcak bir yuva olacak.

Van Depremi - Hürriyet Gazetesi Bağış Hesapları
T. İş Bankası Mithatpaşa Şubesi
4228 - 0971947 / IBAN TR370006400000142280971947 
T.C. Ziraat Bankası Kızılay Şubesi
Hesap No 685-2868-5189 / IBAN TR060001000685000028685189
Garanti Bankası Kızılay Şubesi
Hesap adı: Van Depremi - Hürriyet
Şube: 082 Hesap No: 6294703 / IBAN TR72 0006 2000 0820 0006 2947 03

Yapacağınız ufak bir yardım zor durumdaki bir çok insanı hayata bağlayan bir umut olacaktır. Mesajımızın ulaştığı herkesi, deprem bölgesinde yardıma ihtiyacı olan vatandaşlarımıza yardım etmeye davet ediyoruz.


Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

20 Ekim 2011

Siz Ölmediniz, Şehit Oldunuz!


Türk Milleti olarak sözün bittiği yerdeyiz ve ulusça sadece şu dört kelimeyi söyleyebiliyoruz: 
Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez! 
Kötü amaçlı insancıklarca düzenlenen bu hain saldırılarda şehit olan anakuzusu Mehmetçiklerimize Allah'tan sonsuz rahmet, ailelerine ve geride bıraktıkları tüm sevdiklerine de üstün sabırlar diliyorum!...
Hepimiz bugünün ve yarının Şehit anneleriyiz...
Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez!
Ne Mutlu Türküm Diyene!